Ziyaretçi Defteri
uske
22 Haziran 2010 01:58 |





Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
beğeniyle okuyorum yazıları, elinize ve yüreğinize sağlık
akın yılmaz
30 Mayıs 2010 09:05 | istanbul





Bu mesaj Sultan Beye özeldir.
Degerli Hocam,
Yazılarınızı keyifle okurken, bir yandan da imla hatalarını düzeltiyorum (redaktörlerin meslek hastalığıdır. :)
Kullanmak isterseniz, düzeltilmiş word belgelerini iletebileceğim bir direkt e-adres bildirir misiniz, lütfen...
Saygılar.
Akın Yılmaz
emekli redaktör...
avans:)*** Sayfanın tepesindeki ZİYARERTÇİ > ZİYARETÇİ olacak.
Degerli Hocam,
Yazılarınızı keyifle okurken, bir yandan da imla hatalarını düzeltiyorum (redaktörlerin meslek hastalığıdır. :)
Kullanmak isterseniz, düzeltilmiş word belgelerini iletebileceğim bir direkt e-adres bildirir misiniz, lütfen...
Saygılar.
Akın Yılmaz
emekli redaktör...
avans:)*** Sayfanın tepesindeki ZİYARERTÇİ > ZİYARETÇİ olacak.
kobe
29 Mayıs 2010 05:54 | Berlin Charité universität
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
15 haziranda turkiyede olacam insallah o zamana kadar kitap bitmeden yetisiriz,
saygilarimla.
saygilarimla.
kobe
26 Mayıs 2010 19:24 | Berlin Charité universität
arkadasim cantona ile turk kitap evinden doktor beyin kitabini beklerken bir telefon geldi kitabi turkiyeden getirttilecek olmasi ve kitabin turkiyede bitmis olmasi seklinde ilettiler su an kitaplara ulasamadik saygilar.
Yönetici yorumu:
Kitap İstanbuldan HERMES KİTABEVİNDEN alınabilir...
http://www.hermeskitap.com/catalog/advanced_search_result.php?keywords=kuantum+beyin&osCsid=2d840f0463526d24615b37f5d3390297&secenek=kitap_adi&x=10&y=12
ilkan oduk
12 Mayıs 2010 12:39 |
Şimdi şu dalga fonsiyonu
Kopenhang 6. ilke(başka bir yön)
"Ol" dedi tanrı evrene.
(başka birşey söyleyemem)
Işık hem dalga hem parçacık
Karadelik ışık bile kaçamaz.
Bu şimdi karadelik dalga fonksiyonu.
Peki ya ışık kaçmak istemiyorsa o zaman "Fotosentezhane" dalğa fonksiyonu.Güle güle
Hawking,hoşgeldin İlkan.
Ya da devam Hawking,güle İlkan.Dalga fonksiyonu işte budur.İyi çalışmalar.
Kopenhang 6. ilke(başka bir yön)
"Ol" dedi tanrı evrene.
(başka birşey söyleyemem)
Işık hem dalga hem parçacık
Karadelik ışık bile kaçamaz.
Bu şimdi karadelik dalga fonksiyonu.
Peki ya ışık kaçmak istemiyorsa o zaman "Fotosentezhane" dalğa fonksiyonu.Güle güle
Hawking,hoşgeldin İlkan.
Ya da devam Hawking,güle İlkan.Dalga fonksiyonu işte budur.İyi çalışmalar.
Tan Ber
04 Mayıs 2010 18:45 |
Bu tür özellikler ülkemizde her insanda bolca bulunuyor galiba....Kaç gündür hiç bir cevap, yorum göremiyorum.Bu web sahifesini düzenleyenler okumuyor mu insanlardan gelen yazıları?Hem ilgi alanımız deyip her yerde reklam yapmak, hem de bu tür maillere kayıtsız kalmak baştan çelişki.
Ya bu ilgi alanımız değil.. bilmiyorum...anlayamadım...pardon!!!vs deyin, ya da yaptığınız şeyin arkasında durarak aktif şekilde ve bu sitenin tasarladığınız ruhu gereği,daha fazla ilgi gösterin olup bitenlere.
Eğer dünyadaki aynı konulara dair işlem veren sitelere göre çok primitiv bir görünüm vermek sizleri mutsuz edecek bir sebep ise,Düşünce Tarzınızın Kesinlikle Değişmesi Gerekiyor.
Ya bu ilgi alanımız değil.. bilmiyorum...anlayamadım...pardon!!!vs deyin, ya da yaptığınız şeyin arkasında durarak aktif şekilde ve bu sitenin tasarladığınız ruhu gereği,daha fazla ilgi gösterin olup bitenlere.
Eğer dünyadaki aynı konulara dair işlem veren sitelere göre çok primitiv bir görünüm vermek sizleri mutsuz edecek bir sebep ise,Düşünce Tarzınızın Kesinlikle Değişmesi Gerekiyor.
Yönetici yorumu:
Yakınmakta haklısınız. Ama asıl tartışma ve paylaşım yerimiz FORUM. Birde zamansal bir sınırlama var. Organize olamadık henüz. Burası daha çok kısa iyi dilekler için kullanılıyor...
Tan Ber
30 Nisan 2010 18:35 |
Kendim ile ilgili, bir isim ve-ya tanı koyamadığım, kelimeler elverdiği nisbette kaleme almaya çalışacağım ‘’şeyler’’e dair sizden fikir almak ümidindeyim.
Hemen konuya girmek istiyorum.
Olacakları hissetme ile ilgili, en kısa şekilde ifade ile...
Bir defasında, arkadaşımla giderken birden “geri dönelim loto oynamak istiyorum” dedim,geri döndük, oynadım ve 5 tuttu.
Yine loto ile ilgili yakın zamanda daha ilginç bir şey oldu.Bir cumartesi günü uyandığımda loto oynamam gerektiği hissine kapılıp, hemen kağıt kalem alarak rakamlar yazdım.Bu da 5 tuttu ama burada daha ilginç bir şey oldu.Rakamları yazdığımda bunun 5 tutacağını hissettim.Nasıl 6. doğru rakamı bulabileceğimi düşünürken, boşuna uğraşmamam gerektiğini, bunun 5 olacağını ve değiştiremeyeceğimi söyledi bir ses.Daha garibi, o an TV de biri ötekine “bunu kimseye söyleme yoksa gerçekleşmez” dedi.
Çoğu zaman lotonun ilk veya ilk iki rakamı aklıma gelir.Dün mesela bir arkadaşa hadi iddaya girelim ilk rakam 4 dedim.
Yine dün gece internette bir Alman TV sinde, Einstein ile ilgili bir belgesel izlerken, anlatan kişi birden sanki daldığımı farketmiş gibi ‘’ hey orada mısın, bak iyi dinle ‘’ şeklinde tercüme edilebilecek bir uyarı yaptı.Dikkatlice sonuna kadar dinledim, ve düşündüm.Şu anda anlatamayacağım bir fikir birden oluşuverdi beynimde.
Daha değişik iki olay yurtdışında, biri İtalya’da geldi başıma.İlkinde, çok tenha bir yerde idim ve su ihtiyacı hissettim, etrafte ne açık bir market ne de çeşme vs benzeri bir şey vardı. Birden karşımda kapalı bir şişe su buldum.
Yine bir defasında bu sefer Slovenya’da, bir casinoya gittim ve rulet oynadım.Yaklaşık 2000 Mark kazandım.Ertesi gün yine aynı casinoya gitmek istedim,caddede yolun karşısına geçmeyi beklerken yanıma bir adam yaklaştı ve anlamadığım bir şeyler söyledi.Sonra İngilizce veya Almanca derken İngilizce olarak bana ‘’ gel bir şeyler içelim’’dedi.Ben de haliyle gece vakti tanımadığım biri vs gibi sebepler ile teşekkür edip karşıdaki casinoya gideceğimi söyledim.Sakın ha gitme, ben orada 2000 Mark kaybettim dedi.Sonuç tahmin edeceğiniz gibi oldu.Ben casinoya gittim ve 2000 Mark kaybettim.
Bazen başıma gelecek tehlikeli şeyleri kısa bir süre önce hissediyorum.Mesela hadi falanca yere gidelim diye ısrar olduğunda içime bir his geliyor hayır gitmek istemiyorum diyorum ama ısrara mağlup olup gittiğimde gerçekten kaza, kavga, maddi kayıp vs gibi kötü şeyler oluyor.
Bunlardan farklı olarak etrafımdaki insanların işleri konusunda öngörü yapabiliyorum.Her ‘’bu iş olmaz”dediğimde gerçekten olmuyor, veya şöyle bir değişiklik yapman gerek, eğer yapmazsan bu iş veya işyeri kötü duruma gelecek diyorum ve öyle oluyor.
Yine çevremde tanıdığım insanlardan birbirleri ile yeni tanışanları olduğunda bunların hangilerinin anlaşamayacağını hatta en fazla ne kadar zamanda hangi sebep ile tartışıp ayrılacaklarını sezebiliyorum.
Tarihi bilgileri aldığımda çok detaylı olarak kafamda canlandırabiliyorum.
Beynimde toplanan bilgiler ile pek kimsenin elde etmediği değişik sonuçlara varabiliyorum.
Özellikle siyasilerin birinin lafına karşılık diğerinin ne diyeceğini bilebiliyorum.
İnsanların yaşayış biçiminin değişmez bir doğa kanunu çerçevesinde devam ettiğini ama kimsenin bunun farkında olmadığını görüyorum.
Bunları dışında ruh halim ile ilgili olarak,
Çoğu zaman nerede olduğum veya o an ne yaptığım farketmeksizin,beynimde öyle detaylar ve fikirler oluşuyor ki, uzun süre düşünmekten kendimi alamıyorum.
Bir konuyu anlamaya çalıştığımda, anlamadan rahat edemiyorum, bilgiyi sonuna kadar takip etmek arzusu uykumu kaçırıyor.
En sinirlendiğim şey aptallık, en üzüldüğüm şey üzerinde konuşmak istediğim konuları anlayacak birini bulamamam, en mutlu olduğum şey,sadece birkaç saniye devam ettirmeyi başarabildiğim hayat dediğimiz şeyin farkında olmanın muhteşemliği.En eksikliğini hissettiğim şey, fikirlerimi yazmak için ihtiyacım olan sabır.Felsefi düşünüyorum, etrafımda olup biteni taraf olarak değil, tam anlamı ile sıfır gibi tarafsız şekilde, neden ve-ya nasıl olduğunu ve bu olup bitenin hangi doğal yasanın ürünü olduğunu anlamaya çalışıyorum.
Sizlerden verdiğim bilgiler etrafında bu durumu analiz etmenizi, bir tanı getirmenizi ve var ise tavsiyenizi istirham ediyorum.
Son olarak şunu özellikle belirtmek istiyorum.Sizin ile ilgili ilk defa bir haber’i Habertürk internet sahifesinde okuyunca içimde bir heyecan oluştu, içimde bir ses size yazmamı söyledi ve işte yazdım.
Saygılrımla
Hemen konuya girmek istiyorum.
Olacakları hissetme ile ilgili, en kısa şekilde ifade ile...
Bir defasında, arkadaşımla giderken birden “geri dönelim loto oynamak istiyorum” dedim,geri döndük, oynadım ve 5 tuttu.
Yine loto ile ilgili yakın zamanda daha ilginç bir şey oldu.Bir cumartesi günü uyandığımda loto oynamam gerektiği hissine kapılıp, hemen kağıt kalem alarak rakamlar yazdım.Bu da 5 tuttu ama burada daha ilginç bir şey oldu.Rakamları yazdığımda bunun 5 tutacağını hissettim.Nasıl 6. doğru rakamı bulabileceğimi düşünürken, boşuna uğraşmamam gerektiğini, bunun 5 olacağını ve değiştiremeyeceğimi söyledi bir ses.Daha garibi, o an TV de biri ötekine “bunu kimseye söyleme yoksa gerçekleşmez” dedi.
Çoğu zaman lotonun ilk veya ilk iki rakamı aklıma gelir.Dün mesela bir arkadaşa hadi iddaya girelim ilk rakam 4 dedim.
Yine dün gece internette bir Alman TV sinde, Einstein ile ilgili bir belgesel izlerken, anlatan kişi birden sanki daldığımı farketmiş gibi ‘’ hey orada mısın, bak iyi dinle ‘’ şeklinde tercüme edilebilecek bir uyarı yaptı.Dikkatlice sonuna kadar dinledim, ve düşündüm.Şu anda anlatamayacağım bir fikir birden oluşuverdi beynimde.
Daha değişik iki olay yurtdışında, biri İtalya’da geldi başıma.İlkinde, çok tenha bir yerde idim ve su ihtiyacı hissettim, etrafte ne açık bir market ne de çeşme vs benzeri bir şey vardı. Birden karşımda kapalı bir şişe su buldum.
Yine bir defasında bu sefer Slovenya’da, bir casinoya gittim ve rulet oynadım.Yaklaşık 2000 Mark kazandım.Ertesi gün yine aynı casinoya gitmek istedim,caddede yolun karşısına geçmeyi beklerken yanıma bir adam yaklaştı ve anlamadığım bir şeyler söyledi.Sonra İngilizce veya Almanca derken İngilizce olarak bana ‘’ gel bir şeyler içelim’’dedi.Ben de haliyle gece vakti tanımadığım biri vs gibi sebepler ile teşekkür edip karşıdaki casinoya gideceğimi söyledim.Sakın ha gitme, ben orada 2000 Mark kaybettim dedi.Sonuç tahmin edeceğiniz gibi oldu.Ben casinoya gittim ve 2000 Mark kaybettim.
Bazen başıma gelecek tehlikeli şeyleri kısa bir süre önce hissediyorum.Mesela hadi falanca yere gidelim diye ısrar olduğunda içime bir his geliyor hayır gitmek istemiyorum diyorum ama ısrara mağlup olup gittiğimde gerçekten kaza, kavga, maddi kayıp vs gibi kötü şeyler oluyor.
Bunlardan farklı olarak etrafımdaki insanların işleri konusunda öngörü yapabiliyorum.Her ‘’bu iş olmaz”dediğimde gerçekten olmuyor, veya şöyle bir değişiklik yapman gerek, eğer yapmazsan bu iş veya işyeri kötü duruma gelecek diyorum ve öyle oluyor.
Yine çevremde tanıdığım insanlardan birbirleri ile yeni tanışanları olduğunda bunların hangilerinin anlaşamayacağını hatta en fazla ne kadar zamanda hangi sebep ile tartışıp ayrılacaklarını sezebiliyorum.
Tarihi bilgileri aldığımda çok detaylı olarak kafamda canlandırabiliyorum.
Beynimde toplanan bilgiler ile pek kimsenin elde etmediği değişik sonuçlara varabiliyorum.
Özellikle siyasilerin birinin lafına karşılık diğerinin ne diyeceğini bilebiliyorum.
İnsanların yaşayış biçiminin değişmez bir doğa kanunu çerçevesinde devam ettiğini ama kimsenin bunun farkında olmadığını görüyorum.
Bunları dışında ruh halim ile ilgili olarak,
Çoğu zaman nerede olduğum veya o an ne yaptığım farketmeksizin,beynimde öyle detaylar ve fikirler oluşuyor ki, uzun süre düşünmekten kendimi alamıyorum.
Bir konuyu anlamaya çalıştığımda, anlamadan rahat edemiyorum, bilgiyi sonuna kadar takip etmek arzusu uykumu kaçırıyor.
En sinirlendiğim şey aptallık, en üzüldüğüm şey üzerinde konuşmak istediğim konuları anlayacak birini bulamamam, en mutlu olduğum şey,sadece birkaç saniye devam ettirmeyi başarabildiğim hayat dediğimiz şeyin farkında olmanın muhteşemliği.En eksikliğini hissettiğim şey, fikirlerimi yazmak için ihtiyacım olan sabır.Felsefi düşünüyorum, etrafımda olup biteni taraf olarak değil, tam anlamı ile sıfır gibi tarafsız şekilde, neden ve-ya nasıl olduğunu ve bu olup bitenin hangi doğal yasanın ürünü olduğunu anlamaya çalışıyorum.
Sizlerden verdiğim bilgiler etrafında bu durumu analiz etmenizi, bir tanı getirmenizi ve var ise tavsiyenizi istirham ediyorum.
Son olarak şunu özellikle belirtmek istiyorum.Sizin ile ilgili ilk defa bir haber’i Habertürk internet sahifesinde okuyunca içimde bir heyecan oluştu, içimde bir ses size yazmamı söyledi ve işte yazdım.
Saygılrımla
Yönetici yorumu:
Konuyla ilgili fikir ve deneyimlerinizi FORUM da tartışmaya açarsanız daha yararlı olacaktır.
FORUMA aktardık yazınızı
http://www.gelecek-kehanetleri.com/index.php?option=com_fireboard&Itemid=54&func=view&catid=28&id=136&limit=6&limitstart=6#197
CİHAN
30 Nisan 2010 15:34 | ANKARA
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
HOCAM ÇOK GZL YAPMIŞSINIZ ELİNİZE SAĞLIK ANKARADA OTURUYORUM ACABA BURDA YAKIN ZAMANDA SEMİNERİNİZ VARMI?
Yönetici yorumu:
Şimdilik sadece İstanbulda BİL YAY da oldu bir toplantı. başka mekanlarda olunca duyurusunu yapacağız.
ilkan oduk
18 Nisan 2010 11:07 |
İlkan bir yazar.(Kendi çapında):4 yıldır kuantumla ilgileniyor.Şİmdi bir paylaşım yapmak istiyor.(dörtlükle)
Neden sorusunu virüs sorar
Unutkanlık şifresiyle DNA;
oyunu zora sokar.
Merak işte bundan doğar.
Vah zavallı RNA;
Vah zavallı gözlemci;
Vah zavvallı insanlık;
Ruh bedeni koplayan virüstür
Sen dinleme dede İlkan'ı,
İnanma hurafeye,bak işine
İlkan öbür tarafın halk
kahramanıdır.
Neden sorusunu virüs sorar
Unutkanlık şifresiyle DNA;
oyunu zora sokar.
Merak işte bundan doğar.
Vah zavallı RNA;
Vah zavallı gözlemci;
Vah zavvallı insanlık;
Ruh bedeni koplayan virüstür
Sen dinleme dede İlkan'ı,
İnanma hurafeye,bak işine
İlkan öbür tarafın halk
kahramanıdır.
Yönetici yorumu:
Güzel bir metaforla kuantum mekaniğini özetlemişsin...
merve tuncer
14 Nisan 2010 19:32 | Mersin
Merbahalar,
Ben 18 yaşında, lise son sınıf öğrencisiyim. Aklıma takılıp duran bir soruyu, yorum getirip yanıt bulabileceğine inandığım herkese soruyorum.Aslında tam olarak bir soru da sayılmaz sanırım, bir kısır döngü.Felsefenin de alanınıza girdiğini gördüğüm için bir de size sormak istedim.
Varsayımlar üzerinden konuşacağım.
Diyelim bir "yöneten" ya da "komut veren" var. Ve biz bu komutların her birine uymakla yükümlüyüz. Yöneten kişi bize emir veriyor,hiç birini atlamadan, eksiksiz yerine getiriyoruz, çünkü buna mecburuz. "Biz" dediğim topluluğu, verilen komutu yapmaya progragramlanmış robotlar gibi de düşünebiliriz. Her neyse, bu "komut veren" bir gün size bir komut veriyor ve diyor ki " artık özgürsün, canın ne isterse onu yap, kafana göre takıl."
Şimdi sorun şu, eğer komutu kabul edersek, kafamıza göre takılacağız, özgür olacağız. Ancak bu komuta karşı gelirsek ve reddersek kafamıza göre davranmış ve canımızın istediğini yapmış olacağız.Ama sonuç olarak yine emre uymuş olacağız.
işte mesele de tam burada patlak veriyor. Her halükarda emre uyuyoyuruz.
Benim merak ettiğim, bu emre uymamanın bir yolu var mıdır ?
Ben 18 yaşında, lise son sınıf öğrencisiyim. Aklıma takılıp duran bir soruyu, yorum getirip yanıt bulabileceğine inandığım herkese soruyorum.Aslında tam olarak bir soru da sayılmaz sanırım, bir kısır döngü.Felsefenin de alanınıza girdiğini gördüğüm için bir de size sormak istedim.
Varsayımlar üzerinden konuşacağım.
Diyelim bir "yöneten" ya da "komut veren" var. Ve biz bu komutların her birine uymakla yükümlüyüz. Yöneten kişi bize emir veriyor,hiç birini atlamadan, eksiksiz yerine getiriyoruz, çünkü buna mecburuz. "Biz" dediğim topluluğu, verilen komutu yapmaya progragramlanmış robotlar gibi de düşünebiliriz. Her neyse, bu "komut veren" bir gün size bir komut veriyor ve diyor ki " artık özgürsün, canın ne isterse onu yap, kafana göre takıl."
Şimdi sorun şu, eğer komutu kabul edersek, kafamıza göre takılacağız, özgür olacağız. Ancak bu komuta karşı gelirsek ve reddersek kafamıza göre davranmış ve canımızın istediğini yapmış olacağız.Ama sonuç olarak yine emre uymuş olacağız.
işte mesele de tam burada patlak veriyor. Her halükarda emre uyuyoyuruz.
Benim merak ettiğim, bu emre uymamanın bir yolu var mıdır ?
Yönetici yorumu:
FORUM kısmına aktarıldı. Oradan yanıtları görüp, tartışabilirsiniz.
64
Ziyaretçi defteri kaydı
Teşekkürler... Düzeltmeleri bildirmeniz beni sevindir. Hızdan ve yardımcı oluyucu-redaktör olmadığından maalesef böyle olabiliyor.